|
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
Gelir Vergisi Sirküleri/25
|
Konusu |
:
Yargı kararlarına göre tahsil edilen kira ve faiz gelirlerinin
vergilendirilmesi ile yapılan incelemeler sonucu tarh edilecek geçici
vergi tutarının hesaplanması |
|
Tarihi |
:
09/07/2004 |
|
Sayısı |
:
GVK-25/2004-17/Gayrimenkul Sermaye İradı 1 |
|
İlgili olduğu maddeler |
: Gelir Vergisi Kanunu Madde21, 70, 74, 75, 86, 94 ve mükerrer 120,
Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 25 |
|
İlgili olduğu kazanç türleri |
: Gayrimenkul Sermaye İradı, Menkul Sermaye İradı.
Ticari Kazanç, Serbest Meslek Kazancı |
1. Giriş
Yargıya intikal eden kira
anlaşmazlıklarında, yargı kararlarına göre tahsil edilen kira ve faiz
gelirlerinin vergilendirilmesi ve beyanı ile yapılan incelemeler sonucu
geçmiş dönemlere ait geçici verginin eksik beyan edildiğinin tespiti
halinde, eksik beyan edilen geçici verginin hesaplanmasına ilişkin
açıklamalar bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.
2. Yargı Kararlarına Göre Tahsil Edilen Kira ve Faiz Gelirlerinin
Vergilendirilmesi.
2.1. Elde Edilen Gelirin Niteliği
Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinin birinci fıkrasında, maddede
belirtilen mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak
ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden
elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu, 71 inci maddesinde
ise gayrimenkul sermaye iradında safi iradın, gayrisafi hasılattan iradın
sağlanması ve idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan
müspet fark olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 75 inci maddesinin birinci fıkrasında, sahibinin ticari,
zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil
edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı,
faiz, kira benzeri iratlar menkul sermaye iradı olarak nitelendirilmiş,
ikinci fıkrasının 6 numaralı bendinde ise her nevi alacak faizleri (adi,
imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla cari hesap alacaklarından doğan
faizler ve kamu tüzel kişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan
meblağlar için ödenen faizler dahil) kaynağına bakılmaksızın menkul
sermaye iradı olarak sayılmıştır.
Bu hükümlere göre, kiracıların kira bedellerini ödememeleri nedeniyle
açılan davalar sonucu verilen yargı kararlarında, kira bedelinin yanı sıra
yasal faiz ödenmesine de karar verilmiş olması halinde, tahsil edilen kira
bedelinin gayrimenkul sermaye iradı, faiz gelirinin ise menkul sermaye
iradı olarak vergilendirilmesi gerekir.
2.2. Mahkeme Masraflarının Gider Olarak Dikkate Alınması
Bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak yargı
kararına göre tahsil edilen kira ve faiz gelirleri tahsil edildiği yılın
geliri olarak vergilendirilir. Kira ve faiz gelirlerinin
vergilendirilmesine ilişkin gerekli açıklamalar “Gelirin Toplanması ve
Beyanı” ile ilgili 16 numaralı Gelir Vergisi Sirkülerinde yer almaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinde, gayrisafi hasılattan
indirilecek giderler sayılmış, safi iradın bulunmasında aynı Kanunun 21
inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hasılata isabet eden tutarın
hariç olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı maddede, mükelleflerin (hakları kiraya verenler hariç) diledikleri
takdirde maddede yazılı giderlere karşılık olmak üzere hasılatlarının % 25
ini götürü gider olarak indirebilecekleri belirtilmiştir.
Buna göre, mükellefler, beyannamelerine dahil ettikleri gayrimenkul
sermaye iradı gelirleri için gerçek gider usulünü seçmeleri halinde, yargı
kararına göre icra kanalıyla tahsil ettikleri kira bedelleri üzerinden
icra idaresince icra masrafları karşılığı kesilen tutarları kiraya verilen
malların idare gideri olarak indirim konusu yapabileceklerdir. Götürü
gider yönteminin seçilmesi durumunda ise bu masrafların indirim konusu
yapılması mümkün değildir.
2.3. Gelir Vergisi Tevkifatı
Kiracının, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında
sayılan tevkifat yapmakla sorumlu olanlar arasında bulunması durumunda,
ödenen kira bedeli üzerinden aynı maddenin 94/5-a bendine göre gelir
vergisi tevkifatı yapılması, alacak faizleri ise anılan maddede vergi
tevkifatına tabi kazanç ve iratlar arasında sayılmadığından vergi
tevkifatına tabi tutulmaması gerekir.
3. Re’sen veya İkmalen Tarhiyatta Geçici Verginin Hesaplanması
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 inci maddesinin dördüncü fıkrasında;
“Yapılan incelemeler sonucunda geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’u
aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen
bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edilir. Mahsup süresi
geçtikten sonra kesinleşen geçici vergiler terkin edilir, ancak gecikme
faizi ve ceza tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
217 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “4.11 Re’sen veya İkmalen
Tarhiyat ve Ceza Uygulaması” bölümünde ise, “ Geçici verginin %10’u aşan
tutarda eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, %10’u aşan kısım
re’sen veya ikmalen tarhiyata konu olacaktır. Bu durumda, tarh edilecek ek
vergi için vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanacaktır...”
denilmektedir.
Bu çerçevede, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş dönemlere ait geçici
verginin %10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, %10
yanılma payının beyan edilmesi gereken geçici vergi matrahı üzerinden
hesaplanması gerekmektedir.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinin sözü edilen dördüncü
fıkrası ile mükelleflerin hesap hataları sonucu yanılma halini düzenlemiş
olup, geçici vergi beyannamelerinde matrah beyan etmeyen mükellefler için
beyan edilmesi gereken vergi matrahının %10’u kadar bir yanılma payı söz
konusu olacak, geçici vergi beyannamesi vermeyen mükellefler için ise
yanılma payı uygulanmayacaktır.
Duyurulur.
Osman ARIOĞLU
Bakan a.
Gelirler Genel Müdürü
|