|
A- SORUMLULUK UYGULAMASI
89 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin “Tevkifat
Kapsamına Alınan İşlemler” başlıklı A/1 bölümündeki düzenleme ile
bir kısım kurum ve kuruluşlarca alınan bazı hizmetlere ait katma
değer vergisinin tevkifata tabi tutulması uygun görülmüştü. Konuyla
ilgili olarak Bakanlığımıza yansıyan olaylar ve tereddüt edilen
hususlar çerçevesinde söz konusu uygulamanın aşağıdaki düzenlemeler
dahilinde devam etmesi uygun görülmüş ve 89 Seri Numaralı Katma
Değer Vergisi Genel Tebliğinin “Tevkifat Kapsamına Alınan İşlemler”
başlıklı A/1 bölümü bu Tebliğin yayımından itibaren yürürlükten
kaldırılmıştır.
1-Dayanak
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesinde gerekli görülen
hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla
vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu
tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
2- Sorumlu Tayin Edilen ve Tevkifat Yapacak Kuruluşlar
Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak, aşağıda sayılan kurum ve
kuruluşların yine aşağıda belirtilecek işlemlere ait katma değer
vergisini tevkifata tabi tutmaları uygun görülmüştür.
-Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, il özel
idareleri, belediyeler ve bunların teşkil ettikleri birlikler,
-Döner sermayeli kuruluşlar,
-Kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
-Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
-Üniversiteler (vakıf üniversiteleri hariç),
-Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım
sandıkları,
-Bankalar ve özel finans kurumları,
-Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi
Devlet Teşekkülleri),
-Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar
-Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler
borsaları dahil bütün borsalar,
- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan kurum ve
kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve
işletmeler,
birbirlerine karşı ifa ettikleri hariç olmak üzere,
aşağıda belirtilen hizmetlerde katma değer vergisi tevkifatı
yapmakla zorunludur.
3- Tevkifat Uygulanacak İşlemler
Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların;
- Yapım işleri ile bu işlere ilişkin mühendislik-mimarlık ve
etüt-proje hizmetleri,
- Temizlik, bahçe ve çevre bakım hizmetleri,
- Özel güvenlik hizmetleri,
- Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım
hizmetleri,
- Her türlü yemek servisi,
- Danışmanlık ve denetim hizmetleri,
alımlarına ait bedel üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin
aşağıda belirtilen oranlara göre belirlenecek kısmı bu kurum ve
kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla beyan edilmek ve ödenmek üzere
tevkifata tabi tutulacaktır.
Tevkifat kapsamına giren bu işlemlerin tamamı “hizmet”
mahiyetindedir. Katma Değer Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde
tanımı verilen “teslim” mahiyetindeki işlemler bu bölümde düzenlenen
tevkifat uygulaması kapsamına girmemektedir.
Bu nedenle yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların, tevkifat
kapsamına giren hizmetlerde kullanılacak olanlar da dahil olmak
üzere piyasadan yapacakları her türlü mal alımında tevkifat
uygulanmayacaktır.
Ancak kapsama giren hizmetleri ifa edenlerin bu amaçla kullandıkları
mal, madde ve malzemelere ait tutarlar hizmet bedelinden
düşülmeyecek, tevkifat, kullanılan malzemelere ait tutarlar da dahil
olmak üzere toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanacaktır.
Örnek:
Bir banka şubesi bahçe duvarının inşası işini malzeme kendisine,
işçilik müteahhide ait olmak üzere 4 milyar liraya ihale etmiştir.
Banka kum, demir, çimento, tuğla, briket vb. malzemeyi piyasadan 6
milyar liraya temin etmiştir. Banka şubesi malzemelerin alımı
sırasında tevkifat uygulamayacak, müteahhidin yapacağı 4 milyar
liralık hizmet ise tevkifata tabi olacaktır.
Banka bahçe duvarını malzemeler de müteahhide ait olmak üzere 10
milyar liraya ihale etseydi, müteahhidin faturasında malzeme ve
işçilik tutarları 6 ve 4 milyar lira olarak ayrı ayrı gösterilse
bile 10 milyar liralık toplam bedel üzerinden yapım işleri için
geçerli olan 1/3 oranında tevkifat uygulanacaktır.
4-
Tevkifat Oranı
Tevkifat oranı, hesaplanan katma değer vergisinin; temizlik, bahçe
ve çevre bakım, özel güvenlik, danışmanlık ve denetim hizmetlerinde
% 50’si, diğer hizmetlerde ise 1/3’ü dür.
5- Tevkifata Tabi Tutulan İşlemlerin Kapsamı
a) Yapım İşleri ile Bu İşlere İlişkin Mühendislik-Mimarlık ve
Etüt-Proje Hizmetleri
Bu Tebliğin uygulanmasında yapım işleri; bina, karayolu, demiryolu,
otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro,
viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve
enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama
tesisi, toprak ıslahı, taşkın koruma ve dekapaj gibi her türlü
inşaat işleri ve bu işlerle ilgili tesisat, imalat, ihrazat,
nakliye, tamamlama, (boya badana dahil) her türlü onarım,
restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj
işleri ile benzeri yapım işlerini kapsamakta ve tevkifata tabi
bulunmaktadır.
Ayrıca, yapım işleri ile birlikte ifa edilen mimarlık ve
mühendislik, etüt ve proje, harita ve kadastro, imar uygulama, her
ölçekte imar planı hizmetleri ve benzeri hizmetlere de tevkifat
uygulanacaktır. Ancak, bu hizmetler yapım işlerinden ayrı olarak
danışmanlık ve benzeri hizmetler adı altında verildiği takdirde bu
Tebliğin A/5-f bölümü kapsamında değerlendirilecektir.
Öte yandan, bu Tebliğin yayımını izleyen ay başından itibaren
yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere
(taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilmiş ve
devredilecek yapım işlerinde, işi devreden her yüklenicinin,
kendisine ifa edilen hizmete ait katma değer vergisi üzerinden bu
tebliğdeki esaslar çerçevesinde tevkifat yapması uygun görülmüştür.
Alt yüklenicilere uygulanan tevkifat, bu Tebliğin A/2 bölümünde
sayılan kurum ve kuruluşlarca yapım işinin asıl yüklenicisine
tevkifat uygulanmasına engel değildir.
b) Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım Hizmetleri
Temizlik hizmetleri sektörünün yaygın olarak sunduğu hizmetler;
- Bina temizliği,
- Sağlık kuruluşlarının hijyenik temizliği ve hastane atıklarının
imhası,
- Çöp toplama ve toplanan çöplerin imhası
- Park ve bahçeler ile mezarlık alanlarının temizliği ve bakımı,
- Haşere mücadelesi,
- Demiryolu ve kara nakil vasıtalarının temizliği
ve benzeri işlerden oluşmaktadır.
Bu tebliğin uygulanmasında yukarıda sayılan işlere ait ödemeler
üzerinden hesaplanan katma değer vergisine bu tebliğin A/4 bölümünde
belirtilen oranlarda tevkifat uygulanacaktır.
Bina temizliğine; binaların müştemilat ve eklentileri dahil iç ve
dış cephesinin temizliği ve her türlü mefruşatının (halı, perde,
koltuk, süs eşyası vb.) bina içinde veya dışında yaptırılan
temizliği dahildir. Ayrıca, havlu, çarşaf, elbise, çamaşır gibi
eşyaların kuru temizlettirilmesi veya yıkattırılması da temizlik
hizmetleri kapsamında tevkifata tabi olacaktır.
Ancak, temizlik işlerinde kullanılacak deterjan, süpürge vb.
malzemenin piyasadan satın alınması sırasında tevkifat
uygulanmayacağı tabiidir.
Öte yandan, bu tebliğ ile sorumlu tayin edilen kurum ve kuruluşların
park ve bahçeler ile bulvar, refüj, göbek, rekreasyon alanları ve
havuzların bakımı, bitkilendirilmesi, sulanması ve haşere
mücadelesine ilişkin hizmet alımları da tevkifata tabi olacaktır.
c) Özel Güvenlik Hizmetleri
Güvenlik hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren işletmeler
kendilerine bağlı güvenlik görevlileri marifetiyle genel olarak;
sabotaj, yangın, hırsızlık, soygun, yağma, yıkma tehditlerine karşı
caydırıcı ön tedbirleri almaktadırlar. Bunun yanında söz konusu
şirketler giriş çıkış kontrolü, danışma hizmeti, santral, trafik
hizmeti, yangınla mücadele, değerli evrak, nakit, maden gibi
kıymetlerin bir yerden başka bir yere taşınması, ikaz-ihbar, ilk
yardım, alarm izleme ve koruma hizmetlerini de sunmaktadırlar.
Bu tebliğin uygulanmasında, sayılan bu ve benzeri tüm hizmetler özel
güvenlik hizmetlerinin içinde kabul edilecektir.
d) Makine, Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtlara Ait Tadil, Bakım ve
Onarım Hizmetleri
Bu tebliğin A/1 bölümünde sorumlu tayin edilen kurum ve kuruluşlara
ait veya bu kurum ve kuruluşlara tahsis edilen ve faaliyetlerinin
yürütülmesinde kullanılan makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara
ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerine ilişkin bedel üzerinden
hesaplanan katma değer vergisi de tevkifata tabi tutulacaktır.
Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların bakım hizmetleri, bunların
kendinden beklenen görev ve işlevleri sağlamak için belli
aralıklarla veya gerektiği zaman yapılan faaliyetlerdir. Bu hizmet
sırasında bakımı yapılan şeyin belli aksam ve parçalarının
değiştirilmesi de hizmetin ayrılmaz bir parçasıdır.
Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların onarımı ise bozulmuş,
eskimiş araçların kullanılabilir hale getirilmesinden ibarettir.
Bakım hizmetinde olduğu gibi onarım hizmetinde de onarılan şeye ait
bazı parçaların değiştirilmesi işin tabii bir sonucudur.
Dolayısıyla, makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait bakım ve
onarım hizmetlerinin yalnızca işçilik hizmetinden ibaret sayılması
söz konusu olmayıp, bu hizmetin gereği olarak yapılan mal, malzeme
ve parça teslimleri de bakım ve onarım hizmetine dahil
bulunmaktadır.
e)
Yemek Servis Hizmetleri
Yemek servis hizmetleri; Tebliğin A/1 bölümünde sayılan kurum ve
kuruluşların personel, öğrenci, hasta, müşteri, misafir, yolcu
sıfatı taşıyan kişilerin yemek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla
yapacakları hizmet alımlarını kapsamaktadır. Ayrıca bu kuruluşların
kokteyl, davet, toplu yemek vb. hizmet alımları da tevkifata
tabidir.
Bu amaçla yapılan hizmet alımlarının tevkifat yapmakla sorumlu kurum
veya kuruluşlara ait bir yerde hazırlanması (pişirilmesi) veya
tüketilmeye hazır halde temin edilmesi tevkifat uygulanmasına engel
değildir.
Bazı şirketlerin üreterek pazarladıkları ve oluşturulan sisteme
dahil işyerlerinde yeme içme hizmeti teminine imkan veren yemek
(karne-bilet) çeklerinin bedeli üzerinden hesaplanan katma değer
vergisi tevkifata tabi tutulmayacaktır. Ancak, yemek servis
hizmetinin hizmeti alan kuruluşun bünyesinde ve doğrudan yemek
çekini satan firma tarafından verilmesi halinde tevkifat
uygulanacağı tabiidir.
Öte yandan, bu Tebliğe göre tevkifat yapmak zorunda olan
kuruluşların kendi personeli marifetiyle hazırlanacak yemekler için
piyasadan yiyecek maddeleri ve bu işle ilgili çeşitli malzemeleri
satın alması tevkifata tabi değildir.
f) Danışmanlık ve Denetim Hizmetleri
Bu tebliğin uygulanmasında teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda
sunulan danışmanlık ve denetim hizmetleri üzerinden hesaplanan katma
değer vergisi tevkifata tabi tutulacaktır.
Tebliğin A/1 bölümünde sayılan kurum ve kuruluşlara sunulan piyasa
etüt- araştırma ve ekspertiz hizmetleri ile bu kuruluşlara yapılan
herhangi bir teslim ya da hizmet kapsamında veya bu teslim ya da
hizmetin devamı niteliğinde verilen ve bedeli ayrıca belirlenen
eğitim hizmetleri danışmanlık hizmeti kapsamında görülecektir.
Avukatların hukuki ihtilaflarla ilgili olarak yargı mercileri
nezdinde veya yargı kararlarının sonuçları ile ilgili olarak vekalet
akdi çerçevesinde (icra vb.) verdikleri hizmetler prensip olarak
tevkifat kapsamına girmemektedir. Avukatların verdikleri danışmanlık
hizmetleri ise tevkifata tabidir. Avukatlarla yapılan sözleşmede
avukatlık ve danışmanlık hizmetleri birlikte yer alıyorsa bu iki
unsur ayrı ayrı ücretlendirilmediği takdirde yapılan toplam ödeme
üzerinden tevkifat uygulanacaktır.
Öte yandan, bu Tebliğin uygulanmasında uluslararası gözetim
şirketleri tarafından ifa edilen gözetim hizmetleri denetim hizmeti
olarak tevkifata tabi bulunmaktadır.
6-Yurt Dışından Sağlanan Hizmetler
Türkiye’de ikametgahı, işyeri kanuni merkezi ve iş merkezi
bulunmayan firmaların ifa ettikleri her türlü hizmete ait katma
değer vergisi bu Tebliğ’in (A) bölümü kapsamında
değerlendirilmeyecek ve söz konusu verginin tamamı 15 Seri Numaralı
Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin (C) bölümündeki esaslar
dahilinde hizmetten yararlanan kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla
ödenecektir.
7- Tevkifat Uygulamasında Sınır
Bu tebliğ kapsamına giren her bir işlemin bedeli Vergi Usul
Kanunu’na göre o yıl için geçerli fatura düzenleme sınırını aşmadığı
takdirde hesaplanan katma değer vergisi tevkifata tabi
tutulmayacaktır. Fatura düzenleme sınırı 2004 yılı için katma değer
vergisi dahil 440 milyon lira olduğundan, bu yılın sonuna kadar
katma değer vergisi ile birlikte 440 milyon lirayı geçmeyen işlemler
için tevkifat uygulanması söz konusu değildir. Ancak, tespit edilen
tutarı aşan işlemlere ait katma değer vergisinin tevkifat
zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılmayacak, aynı
işleme ait bedellerin toplamı üzerinden tevkifat yapılacaktır.
8- Tevkifata Tabi Hizmetleri İfa Eden Mükelleflerin Yapacakları
İşlemler
a) Belge Düzeni
Tevkifat kapsamına giren hizmetleri ifa eden mükellefler
düzenleyecekleri faturada işlem bedelini, hesaplanan katma değer
vergisini, tevkifat miktarını ve tahsil edilecek toplam meblağı
göstereceklerdir. Örneğin 100 milyar liralık tevkifata tabi bir iş
için tevkifat oranının 1/3 olduğu da dikkate alınırsa, fatura;

şeklinde düzenlenecektir. Bu fatura satıcı açısından, işlem
üzerinden tevkifat uygulandığını tevsik eden belge mahiyetini de
taşımaktadır.
b) Beyan
Mükellefler tevkifat uygulanan işlem bedelinin tamamını ilgili dönem
katma değer vergisi beyannamesinin 6 ncı satırına dahil
edeceklerdir.
Beyannamenin “matrahın oranlara göre dağılımı” başlıklı satırlarında
önce tevkifata tabi olmayan normal işlemler beyan edilecek, sonraki
satırlarda tevkifat uygulanan işlem bedelinin yine “tamamı “
beyan edilecektir. “oran” sütununa tevkifat oranı 1/3 olan işlemler
için “% 12”, % 50 olan işlemler için “% 9”
yazılacaktır. Bu bölümdeki “vergi” sütununa bu oranlara göre
hesaplanacak tutarın yazılacağı tabiidir. Buna göre, vergi
sütununda, hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin
tevkifata tabi tutulmayan kısmı yer alacaktır.
Tevkifata ait alış ve giderler dolayısıyla yüklenilen vergilerin
harcamaların yapıldığı dönemlerde genel hükümler çerçevesinde
indirim konusu yapılabileceği tabiidir.
c) İade
Tevkifata tabi hizmetleri ifa eden mükellefler iade talep etmeleri
halinde hizmetin yapıldığı dönem beyannamesinin 49 uncu satırına
hizmet bedelini, 50 nci satırına ise “sorumlular tarafından
tevkif edilen katma değer vergisi tutarını” yazacaklardır. Bu
bölüme işlemin bünyesine giren verginin yazılması söz konusu
değildir. İade olarak talep edilecek tutar işlemin bünyesine giren
vergi değil, tevkif edilen vergi esas alınarak belirlenecektir.
Dolayısıyla iadesi istenilecek katma değer vergisi hiçbir surette
tevkif edilen vergiden fazla olmayacaktır. Ayrıca iade talep eden
mükelleflerden istenecek olan “yüklenilen vergiler listesi” iadenin
tevkif edilen vergi tutarına göre belirlenmesine engel değildir.
Öte yandan, yukarıda belirtilen tevkifat kapsamına alınan işlemlerle
ilgili olarak doğan katma değer vergisinin nakden veya mahsuben
iadesi miktarına bakılmaksızın sadece banka teminat mektubu veya
inceleme raporu karşılığında yerine getirilecek, teminat mektupları
vergi inceleme raporunun düzenlenmesinden sonra çözülecektir.
İade talebinde bulunan mükelleflerin, dilekçelerine tevkifat
uygulanan işleme ait faturaların aslına uygunluğunu belirten bir
şerh taşıyan örneklerini veya bu faturaların dökümünü ihtiva eden
bir liste ile yüklenilen vergilerin listesini de eklemeleri
gerekmektedir.
9- Sorumlu Tayin Edilen Kurum ve Kuruluşlarca Yapılacak İşlemler
10 Kasım 2003 tarihli ve 25285 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Tebliğ ile değişik 18 Sıra Numaralı Muhasebat Genel Tebliği’nin
“II-DİĞER HUSUSLAR” bölümünde; genel bütçeli dairelerin yaptıkları
vergi tevkifatı için beyanname vermeyecekleri, katma bütçeli
idareler ve döner sermayeli kuruluşların ise yaptıkları tevkifatları
beyanname düzenlemek suretiyle ilgili vergi dairelerine
yatıracakları ifade edilmiştir.
Buna göre, genel bütçeli idarelerin bu Tebliğin (A/3) bölümünde
sayılan işlemler dolayısıyla tevkif ettikleri katma değer vergileri
için ayrıca beyanname verilmeyecektir.
Genel bütçeli idareler dışında bu Tebliğin (A/2) bölümünde sayılan
kuruluşların tamamı ise tevkif ettikleri vergiyi vergi sorumlularına
ait 2 numaralı KDV beyannamesi ile beyan edip kanuni süresi içinde
vergi dairelerine yatıracaklardır. Bu kuruluşlardan KDV
mükellefiyeti olmayanlar mükellefiyetlerini tesis ettireceklerdir.
Sorumlu sıfatıyla beyanname sadece işlemin yapıldığı dönemde
verilecek bu kuruluşlardan her ay beyanname istenmeyecektir.
Öte yandan, bu Tebliğin (A/2) bölümünde sayılan kuruluşlardan
bankaların 2 numaralı KDV beyannamesini kurumlar vergisi yönünden
bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir. Ancak, bu
uygulamanın yaratacağı sorunlar dikkate alınarak isteyen bankaların
tevkif ettikleri katma değer vergisini şube bazında da beyan edip
ödemeleri Katma Değer Vergisi Kanununun 43/6 ncı maddesi
çerçevesinde Bakanlığımızca uygun görülmüştür.
2 numaralı beyannamenin 7 nci satırından itibaren önce varsa bu
Tebliğ kapsamı dışındaki işlemlerden doğan tevkifat tutarları
yazılacaktır. Sonraki satırlara Tebliğ kapsamındaki işlemler dahil
edilirken, “matrah” sütununa tevkifata tabi işlem bedelinin tamamı,
“oran”sütununa tevkifat oranı % 50 olan işlemler için “% 9”,
tevkifat oranı 1/3 olan işlemler için “%6” yazılacaktır.
Vergi sütununda bu oranlara göre hesaplanacak vergi miktarı
gösterilecektir.
2 numaralı beyannamede herhangi bir surette indirim yapılması mümkün
olmadığından tevkif edilen verginin, aynen vergi dairesine
yatırılması gerekmektedir. Ancak tevkifat uygulayan kurumun katma
değer vergisi mükellefiyetinin bulunması ve bu hizmeti indirim hakkı
tanınan işlemlerde kullanacak olması halinde, hizmet bedelinin
satıcıya ödenen kısmı ile birlikte 2 numaralı beyanname ile beyan
edilen tevkifat tutarının 1 numaralı beyannamede indirim konusu
yapılabileceği tabiidir. Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin
satıcıya ödenen kısmı takvim yılı aşılmamak şartıyla hizmet
faturasının defterlere kaydedildiği dönemde, sorumlu sıfatıyla beyan
edilen kısmı ise 2 numaralı beyannamenin ait olduğu dönem için
verilen 1 numaralı beyannamede indirim konusu yapılacaktır.
B- TOPTANCI HALLERİNDE FAALİYET GÖSTERENLER TARAFINDAN YAPILAN
TESLİMLER
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28 inci maddesinin, mal
ve hizmetlere uygulanacak katma değer vergisi oranlarının tespiti
konusunda Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan
2002/4480 sayılı Kararnameye ekli I sayılı listenin 14 üncü sırası
ile “24.06.1995 tarihli ve 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye
göre toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara ve bunlar tarafından
gerçek usule tabi katma değer vergisi mükelleflerine yapılan taze
sebze ve meyve (mamulleri hariç) teslimleri” % 1 vergi oranı
kapsamına alınmıştır.
Toptancı hallerinde faaliyet gösteren bazı mükellefler, kendi
işletmelerine ait mallar ile toptancı hallerindeki diğer
işletmelerden satın aldıkları malları toptancı halleri dışındaki
ünitelerinde satışa sunabilmektedir.
Toptancı hallerinde faaliyet gösterenlerin, hallerden temin
ettikleri taze sebze ve meyveleri hal dışındaki ünitelerinde
satmaları halinde de Kararname hükümlerine göre işlem yapılacak ve
bu ünitelerden gerçek usule tabi katma değer vergisi mükelleflerine
yapılan teslimlerde %1, diğer teslimlerde ise % 8 katma değer
vergisi oranı uygulanacaktır.
C- 2003 YILINDA GERÇEKLEŞEN İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERDE İADE
SINIRI
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29/2 nci maddesi kapsamında
gerçekleşen indirimli orana tabi işlemlere ilişkin olarak yüklenilen
ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi için 2002
yılında geçerli 6 milyar 400 milyon liralık iade talep sınırı , 2003
yılına ilişkin yeniden değerleme oranında (% 28.5) artırılacak ve
8 milyar 200 milyon lira olarak uygulanacaktır.
D- KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞLERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
1- 43 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde Değişiklik
28.07.1994 tarih ve 22004 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 43 Seri
Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin “A/7 bölümünün b)
İadenin Gümrük Çıkışından Sonra Alınması” alt başlıklı bölümünde
yer alan, alıcının malın çıktığını gösterir onaylı belgeleri çıkış
tarihinden itibaren satıcıya göndermek zorunda olduğu 1 aylık süre 3
ay olarak değiştirilmiştir.
2- 48 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde Değişiklik
13.07.1995 tarih ve 22342 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 48 Seri
Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin “ D- İcra Yoluyla
Yapılan Satışlarda Katma Değer Vergisinin Uygulaması” başlıklı
bölümünün “2. Verginin Beyanı ve Ödenmesi” alt başlığındaki
birinci paragrafı “ İcra dairelerince müzayede mahallinde yapılan
satışlar nedeniyle hesaplanan katma değer vergisi, ilgili mevzuatı
uyarınca en geç bedelin tahsil edildiği günü izleyen günün mesai
saati bitimine kadar vergi dairesine beyan edilip aynı süre içinde
ödenecektir. ” şeklinde değiştirilmiştir.
E- PERAKENDE SATIŞIN TANIMI
31.12.2003 tarih ve 25333 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
2003/6666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katma değer vergisi
oranlarının tespitine ilişkin 2002/4480 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararnamesinin eki I sayılı listenin sonunda yer alan ve katma değer
vergisi uygulamasında öteden beri geçerli bulunan perakende teslimin
tanımı 1.1.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “...teslimi
yapılan ürünlerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile
işletmelerinde kullanacak olanlar dışındakilere satılmasıdır.
Ürünleri, aynen ya da işlendikten sonra satanlar ile işletmesinde
kullanacak olanların gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi
olmamaları halinde bunlara yapılan teslimler de perakende teslim
sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu düzenlemeye göre, (I) sayılı listenin 1, 2, 3 ve 6 ncı
sıralarında yer alan ürünleri, işletmelerinde kullanacak olan katma
değer vergisi mükelleflerine tesliminde % 1 oranını uygulanacaktır.
Bu kapsama girmeyen teslimler ise perakende teslim mahiyetinde
olduğundan genel ( % 18 ) oranda katma değer vergisine tabi
tutulacaktır. Ancak, yukarıda belirtilen mallar işletme adına
alınmış görünmekle birlikte şahsi tüketim amacıyla kullanıldığının
tespit edilmesi halinde eksik alınan verginin vergi ziyaı cezası
uygulanmak suretiyle alıcılardan tahsil edileceği tabiidir.
Öte yandan, 2003/6666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile daha önce (II)
sayılı listenin A bölümünün 2 nci sırasında sayılan zeytin, bu liste
kapsamından çıkarılmış ve (I) sayılı listenin 4 üncü sırasına dahil
edilmiştir. Dolayısıyla 1.1.2004 tarihinden itibaren “zeytin”in
toptan teslimleri % 1 oranında katma değer vergisine tabi olacaktır.
Ancak, (I) sayılı listenin 4 üncü sırasında sayılan ürünlerin
yurtiçi tüketime konu perakende safhadaki teslimlerinde % 8 oranında
katma değer vergisi uygulandığından, “zeytin”in perakende satışları
üzerinden % 8 oranında katma değer vergisi hesaplanmasına devam
edilecektir.
31 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin A bölümü
01.01.2004 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.
F- 1.1.2004 TARİHİNDEN İTİBAREN YAPILACAK METAL, PLASTİK, KAĞIT, CAM
HURDA VE ATIKLARIN TESLİM VEYA İTHALİNDE KDV UYGULAMASI
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-g maddesinde 02.01.2004 tarih ve
25334 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5035 sayılı Kanunla
yapılan değişiklik sonucu metal, plastik, kağıt, cam hurda ve
atıkların teslimi 1.1.2004 tarihinden itibaren katma değer
vergisinden istisna edilmiştir.
Buna göre, 1.1.2004 tarihinden itibaren yapılacak hurda veya atık
metal, plastik, kağıt, cam teslimlerinde katma değer vergisi
uygulanmayacaktır. Ayrıca bu düzenlemeden önce katma değer vergisine
tabi tutularak ithal edilen hurda mallar ile sökülecek gemiler ve
suda yüzen sökülecek diğer araçlar katma değer vergisinden istisna
olarak ithal edileceklerdir. Bu malların yurtiçi teslimlerinde de
katma değer vergisi istisnası uygulanacağı tabiidir.
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-g maddesinde 5035 sayılı Kanunla
yapılan değişiklik uyarınca hurda veya atık maddelere ilişkin katma
değer vergisi üzerinden yapılan tevkifat (istisnadan vazgeçen
mükellefler dışında) sona ermiş bulunmaktadır. Ancak bu malların
1.1.2004 tarihinden önce gerçekleşen satış ve teslimlerine ilişkin
olarak tevkif edilen vergilerin iadesine devam edilecektir. Yapılan
değişiklik ile teslim veya ithali vergiden istisna edilen hurda veya
atık malların kapsam ve mahiyeti konuyla ilgili olarak daha önce
yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerindeki açıklamalara
göre belirlenecektir.
Öte yandan, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-g maddesindeki
istisnadan aynı Kanunun 18/1 maddesi uyarınca vazgeçen mükelleflere
ait işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisi daha önce
yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerindeki esaslar
dahilinde tevkifata tabi tutulacaktır.
G-
ÖZEL MATRAH ŞEKLİ UYGULAMASI
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 131 inci maddesi
gereğince, araç plakaları ile sürücü kurslarında kullanılanlar dahil
bir kısım evrakın basımı Türkiye Şoförler ve Otomobilciler
Federasyonu tarafından yaptırılmaktadır. Federasyon, basımını
sağladığı araç plakaları ve belgeleri ihtiyaç sahiplerine bedeli
karşılığında satılmak üzere kendisine bağlı Odalara göndermektedir.
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 23 üncü maddesinin (f) bendinin
Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 2918 sayılı Kanunun 131
inci maddesinde belirtilen araç plakaları ile basılı evrakın
tesliminde özel matrah şekli uygulanması uygun görülmüştür
Buna göre, araç plakaları ve basılı evrakın Federasyon tarafından
kendisine bağlı Odalara tesliminde, bunların ilgili mevzuatına göre
belirlenecek nihai satış fiyatı üzerinden hesaplanacak katma değer
vergisi Federasyon tarafından beyan edilecek ve genel hükümler
çerçevesinde vergi dairesine ödenecektir. Plaka ve belgelerin
ihtiyaç sahiplerine satışını yapan Odalar ise bu satışlarla ilgili
olarak ayrıca katma değer vergisi hesaplamayacaklardır.
Öte yandan, araç plakalarının ve basılı evrakın Federasyon
tarafından bağlı Odalara tesliminde kullanılan evrak tevzi
listesi ile söz konusu plaka ve basılı evrakın Federasyon
tarafından Odalara, Odalar tarafından da ihtiyaç sahiplerine satışı
sırasında düzenlenen gelir makbuzlarının, faturada/sevk
irsaliyesinde bulunması gereken asgari bilgileri ihtiva etmesi
kaydıyla, “fatura ve benzeri belge” olarak kabul edilmesi, Vergi
Usul Kanunu’nun mükerrer 257 nci maddesinin 1 inci fıkrasının
Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak uygun görülmüştür. Buna
göre; Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29/1-a ve 53 üncü maddeleri
gereğince, gelir makbuzlarında yer alan toplam bedel üzerinden iç
yüzde yoluyla beyannamede hesaplanacak katma değer vergisi, plaka ve
basılı evrakı satın alan indirim hakkına sahip katma değer vergisi
mükellefleri tarafından, genel hükümlere bağlı kalmak şartıyla
indirim konusu yapılabilecektir.
I- ULUSLARARASI DENİZ TAŞIMACILIĞI YAPAN MÜKELLEFLERİN
BEYANNAMELERİNE EKLEMELERİ GEREKEN BELGELER
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’ nun 14/1 inci maddesine göre
transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık
işlerinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek taşıma işleri
vergiden müstesnadır.
Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan 24.12.1984 tarih ve 84/8889 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler
arasında deniz, hava, karayolu ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu
taşıma işlemleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.
Uluslararası taşımacılık faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu
faaliyetleri nedeniyle yüklendikleri ancak indirim yoluyla
gideremedikleri katma değer vergisi Kanun’un 32 nci maddesine göre
iade edilmektedir.
Bu istisna kapsamına giren uluslararası deniz taşımacılığı ile
uğraşan mükelleflerin iadesi gereken katma değer vergisinin yer
aldığı katma değer vergisi beyannamelerine;
- Deniz manifestosu (aslı veya noter, gümrük idaresi ya da yeminli
mali müşavirce onaylı örneği)
- İndirilecek katma değer vergisi listesini
eklemeleri gerekmektedir.
J- FAZLA VE YERSİZ ÖDENEN VERGİLERİN İNDİRİM HAKKINA SAHİP OLANLARA
İADESİ
5035 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nun
8 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasında değişiklik yapılarak, fazla
veya yersiz ödenen vergilerin indirim hakkına sahip olmayanlar
yanında sahip olanlara iadesine de imkan tanınmıştır.
Değişiklik hükmünün Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak,
fazla veya yersiz ödenen vergilerin indirim hakkına sahip olanlara
nakden ve mahsuben iadesinin aşağıda belirtilen usul ve esaslara
göre yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
1. İade talebi en erken, fazla veya yersiz ödenen verginin indirim
konusu yapıldığı dönemde yapılabilecektir. Verginin fazla veya
yersiz mahiyette olduğunun daha sonra farkedilmesi veya ortaya
çıkması halinde de iade talep edilebilecektir. İade talep
edilebilmesi için fazla veya yersiz verginin indirim konusu
yapıldığı dönemle iade talebinin yapıldığı dönem arasındaki dönem
beyannamelerinin tamamında “Sonraki Dönemlere Devreden KDV”
bulunması gerekmektedir. Herhangi bir dönemde devreden vergi
bulunmaması halinde fazla veya yersiz ödenen verginin iadesi söz
konusu olmayacaktır.
Bütün dönemlerde devreden vergi bulunması halinde devreden vergi
tutarları ile fazla veya yersiz ödenen vergi tutarının mukayesesi
yapılacaktır. Bu mukayese sonunda:
-Devreden vergi tutarları bütün dönemlerde fazla veya yersiz ödenen
vergiden fazla ise fazla veya yersiz ödenen verginin tamamı iade
olarak talep edilebilecektir.
-Devreden vergi tutarları bir veya bir kaç dönemde fazla veya yersiz
ödenen vergi tutarından küçükse, en küçük olan devreden vergi tutarı
kadar iade talep edilebilecektir.
-Fazla veya yersiz ödenen vergi iade hakkı doğuran “diğer”
işlemlerle ilgili ise bu işlemlerle ilgili iade hesaplarına dahil
edilmeyecektir. İade, bu bölümde düzenlendiği şekilde yapılacaktır.
Aradaki dönemlerde iade hakkı doğuran diğer işlemlerle ilgili iade
hesabına dahil edilmişse, dahil edilen kısım bu bölüme göre
yapılacak iade hesabında dikkate alınmayacaktır.
2. İade talebi bir dilekçe ile yapılacaktır. Bu dilekçede;
-fazla veya yersiz ödendiği öne sürülen vergi tutarı,
-fazla veya yersiz verginin indirim konusu yapıldığı dönem ile iade
talebinin yapıldığı dönem arasındaki bütün dönem beyannamelerinde
“sonraki dönemlere devreden KDV” satırındaki tutarların bir listesi,
- yukarıdaki şekilde belirlenecek iade tutarı,
yer alacaktır.
Dilekçe, iade talebinin yapılacağı dönem beyannamesinin ekinde
verilecektir. Bu beyannamede dilekçede belirtilen iade tutarı 28
inci satır toplamından düşülüp 29 uncu satıra ilave edilecektir.
3. İade talebi, aşağıda (4) numaralı ayrımda belirtilen haller
dışında, yeminli mali müşavir tasdik raporu veya vergi inceleme
raporu sonucuna göre yerine getirilecektir. Tam tasdik sözleşmesinin
bulunmaması halinde YMM tasdik raporları ile teminatsız ve
incelemesiz iade edilecek tutar, Serbest Muhasebecilik, Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel
Tebliğlerinde ihracat istisnası için öngörülen sınırı aşamayacak,
tam tasdik sözleşmesinin mevcudiyeti halinde miktara bakılmaksızın
incelemesiz ve teminatsız iade yapılabilecektir.
İade ile ilgili YMM veya vergi inceleme raporlarında, fazla veya
yersiz verginin indirim konusu yapıldığı dönemle iade talep edilen
dönem arasındaki dönemlere ait devreden vergiler listesi ile
birlikte en az;
-iadesi talep edilen verginin “fazla veya yersiz vergi” olarak
nitelendirilmesinin mevzuat dayanakları,
-fazla veya yersiz uygulanan verginin beyan edilip edilmediği,
-fazla veya yersiz ödenen verginin indirim hakkı tanınan işlemlerle
mi, tanınmayan işlemlerle mi ilgili olduğu,
-fazla veya yersiz vergiye muhatap olanın bu vergiyi kanuni
defterlere kaydedip kaydetmediği, (Fazla veya yersiz vergi indirim
hakkı tanınan işlemlerle ilgili ise “indirim KDV” hesabında yer
alacak ve KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabilecektir.
İndirim hakkı tanınmayan işlemlerle ilgili ise “indirim KDV”
hesabında gösterilmeyecek ve KDV beyannamesine indirim olarak
intikal ettirilmeyecektir .)
-fazla veya yersiz verginin iade hakkı doğuran diğer işlemler
nedeniyle iade olarak talep edilip edilmediği,
hususları yer alacaktır.
4. Fazla veya yersiz vergi;
-KDV Genel Tebliğlerine göre ihracat istisnasından doğan ve nakden
talep edilen alacakların teminatsız ve incelemesiz iadesine imkan
veren sınırı aşmıyorsa,
-bizzat mükellef tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmiş ve
ödenmişse,
-özel müzayede mahalleri hariç, müzayede mahallerinde veya gümrük
depolarında yapılan satışlar nedeniyle bu satışları düzenleyenlere
ödenmişse,
İnceleme raporu veya yeminli mali müşavir tasdik raporu ve teminat
aranılmaksızın iade edilebilecektir. İade talebi yukarıda
bahsedildiği şekilde bir dilekçe ile yapılacak, dilekçeye ayrıca,
verginin fazla ve yersiz ödendiğini gösteren belgenin ödemenin
yapıldığı kurum ve kuruluş tarafından onaylanmış örneği
eklenecektir. Vergi daireleri ilgili dönem defter ve belgeleri
üzerinde gerekli incelemeyi yapmak suretiyle iade talebini
sonuçlandıracaklardır.
Öte yandan, fazla veya yersiz verginin gümrük idarelerine ödenmiş
olması halinde gümrük idaresine bir dilekçe ile başvurulacak, gümrük
idaresi fazla veya yersiz tahsil ettiği vergi tutarını indirim
hakkına sahip mükellefin vergi dairesine doğrudan göndereceği bir
yazı ile bildirecektir. Bu yazı mükellefe elden verilmeyecektir.
(İndirim hakkına sahip olmayanlarca gümrükte ödenen fazla veya
yersiz vergi Gümrük Kanunu hükümlerine göre iade edilecektir.) Vergi
dairesi bu yazı üzerine iade talebini önceki paragrafta açıklandığı
şekilde sonuçlandıracaktır.
5. İade işleminde fazla veya yersiz vergiyi uygulayan ile bu vergiye
muhatap olan iade hakkı sahibinin 84 Seri Numaralı KDV Genel
Tebliği’nin “II.Özel Esaslar” bölümündeki şartları taşıması halinde
iade talebi bu Genel Tebliğdeki açıklamalar çerçevesinde yerine
getirilecektir.
6. Fazla veya yersiz vergiye muhatap olanların katma değer vergisi
mükellefiyetinin bulunmaması, bulunsa bile fazla ve yersiz verginin
indirim hakkı tanınmayan işlemlerle ilgili olması halinde, bu
verginin iadesi 23 Seri Numaralı KDV Genel Tebliği’nin (B)
bölümündeki açıklamalar çerçevesinde gerçekleştirilecektir.
K- İSTİSNADAN VAZGEÇEN BASİT USULE TABİ MÜKELLEFLERİN KATMA DEĞER
VERGİSİ BEYAN DÖNEMİ
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 4842 sayılı Kanunla değişik 17/4-a
maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’na göre basit usulde
vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler
katma değer vergisinden istisna edilmiş ve konuyla ilgili olarak 88
Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nde gerekli
açıklamalar yapılmıştır.
Ancak Bakanlığımıza yansıyan olaylardan gelir vergisi bakımından
basit usulde vergilendirilen ve işlemleri 01.07.2003 tarihinden
itibaren katma değer vergisinden istisna edilen mükelleflerden
bazılarının, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 18/1 inci maddesi
gereğince istisnadan vazgeçerek gerçek usulde katma değer vergisi
mükellefi oldukları, bunların katma değer vergisi beyannamelerini
aylık veya üç aylık dönemlerde mi verebilecekleri konusunda
tereddüde düşüldüğü anlaşılmıştır.
Konuyla ilgili olarak Bakanlığımızca yapılan değerlendirme sonucu,
Gelir Vergisi Kanunu’na göre basit usulde vergilendirilen katma
değer vergisi mükelleflerine yönelik olarak 215 Seri Numaralı Gelir
Vergisi Genel Tebliği’nin 4.2. bölümünde yer alan açıklamanın Katma
Değer Vergisi Kanunu’nun 18/1 inci maddesine göre istisnadan
vazgeçen mükellefler açısından geçerli olması uygun görülmüştür.
Buna göre, gelir vergisi bakımından basit usule tabi olan ve Katma
Değer Vergisi Kanunu’nun 4842 sayılı Kanunla değişik 17/4-a
maddesindeki istisna kapsamında işlem yapmak istemeyen mükellefler
katma değer vergisi beyannamelerini üçer aylık dönemlerde
vereceklerdir.
Ancak, basit usulde vergilendirildikleri ve işlemleri katma değer
vergisinden istisna olduğu halde düzenledikleri belgelerde katma
değer vergisi gösteren veya "KDV dahildir" mealinde bir şerhe
(belgenin KDV satırını çizerek "KDV dahildir" yazılması veya KDV
satırı yerine belgenin her hangi bir yerine "KDV dahildir" yazılması
durumu değiştirmeyecektir) yer veren mükellefler, bu belgelerde
gösterilen katma değer vergisini Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 5035
sayılı Kanunla değişik 41 ve 46 ncı maddelerindeki hüküm uyarınca
takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar beyan edip, 26 ncı günü
akşamına kadar da Kanunun 8/2 nci maddesi gereğince ödeyeceklerdir.
L- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNA GÖRE YAPILACAK İADELER
Vergi Usul Kanununun 120 nci maddesine 5035 sayılı Kanunla eklenen
fıkrada nakden veya mahsuben tahsil edilen ancak fazla ve yersiz
olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerde ve kanunları gereğince
mükelleflere yapılacak iade ve mahsup işlemlerinde düzeltmeye
dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait usul ve
esasların Maliye Bakanlığı’nca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu yetkiye dayanılarak, katma değer vergisi iadeleri konusunda Katma
Değer Vergisi Genel Tebliğlerinde Devlet Harcama Belgeleri
Yönetmeliği’ne yapılan atıfların 5035 sayılı Kanunla Vergi Usul
Kanununun 120 nci maddesine eklenen fıkra hükmüne yapılmış sayılması
uygun görülmüştür.
M- TECİL-TERKİN UYGULAMASI
87 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin F bölümünde,
ihraç edilecek malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğinde
olan malların ihraç kaydıyla teslim edilmesi ve bunların ihracının
tek bir mal olarak gerçekleştirilmesi halinde, asıl malın yanı sıra
eklenti veya ayrılmaz parça niteliğindeki malların yurt dışındaki
müşteriye kesilen faturada ve gümrük beyannamesinde ayrıca yer
almasına bağlı olarak tecil-terkin sistemi kapsamında işlem
yapılmasının mümkün olduğu ve bu şekilde gerçekleşen işlemlere ait
gümrük beyannamelerinde ihracatçılara ihraç kaydıyla mal teslim eden
imalatçı-tedarikçi firmaların isim ve unvanlarının da yer almasının
gerektiği açıklanmıştır.
Bu uygulama çerçevesinde; tecil-terkin sistemi kapsamında teslim
alınan malların ihracında ambalaj maddesi veya malzemesi olarak
kullanılan ve ihracat faturası ile gümrük beyannamesinde yer alan
veya beyanname eklerinde gümrük makamlarınca doğruluğu konusunda
meşruhat verilen mallar Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-c
maddesi kapsamında işlem görebileceklerdir.
Tebliğ olunur. |