Esas No          : 1996/439                                        

Karar No        : 1997/619

 

 

KONU: Teşvik Belgesinin, yatırım tamamlandıktan sonra iptal edilmesinin, yatırım indirimi hakkını ortadan kaldırmayacağı hk. 

 

 

İstemin Özeti: Yıllara yaygın inşaat taahhüt işinde kullanılan iş makinaları için alınan teşvik belgesi uyarınca yatırım indiriminden yararlanan davacı adına, teşvik belgesinin iptal edilmesi üzerine indirime konu tutarlar esas alınarak 1989 yılı için ikmalen gelir vergisi salınmış, kusur cezası kesilmiştir. ......... Vergi Mahkemesinin 5.10.1995 günlü ve E:1991/1738, K:1995/1924 sayılı kararıyla; Gelir Vergisi Kanunu'nun Ek 5/a maddesinde,  komple  tesislerde  yatırım  tamamlandıktan, diğerlerinde istimal ve istihsale başlandıktan sonra yatırıma mevzu aktif değerlerin topluca satış veya devri halinde satıcı yönünden bir muamele uygulanmayacağının belirtildiği, olayda davacının yüklendiği inşaat taahhüt işinde kullandığı makinalar için Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından 14055 sayılı teşvik belgesi aldığı, bu kapsamda yüklendiği inşaat işini 16.6.1990 tarihinde bitirip, geçici kabulünü de yaptığı, yatırım tamamlandıktan  sonra teşvik  belgesine  konu  makinaların devredilmesi talebinde bulunduğu ve bu başvurusu kabul edilerek anılan Müsteşarlık tarafından söz konusu teşvik belgesinin iptal edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda yatırım indirimine konu iş tamamlandıktan sonra teşvik belgesinin makinaların devrine izin verilerek ve müeyyide gösterilmeden iptal  edilmiş  olması karşısında, davacı adına yararlandığı yatırım indirimi tutarı esas alınarak tarhiyat yapılmasında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, teşvik belgesinin iptal edilmesi karşısında davacının yatırım indiriminden yararlanmasına olanak bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

 

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü :

 

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.

 

Bu nedenle, temyiz  isteminin  reddine  24.2.1997  gününde oybirliğiyle karar verildi.