Esas No : 2002/10
Karar No : 2001/446
KONU : Gerçek bedelinden düşük tutarla düzenlenen faturayı alıp kullandığı sabit olan davacı adına özel usulsüzlük
cezası kesilebileceği hk.
İstemin Özeti : Nakliyecilik yapan davacının 16.10.1998 tarihinde satın aldığı kamyon için gerçek bedelinden daha
düşük tutarlı fatura aldığı tespit edilerek adına özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.
.. Vergi Mahkemesi 26.11.1999 günlü ve E:1999/111, K:1999/197 sayılı kararıyla; olayda noter satış sözleşmesinde
araç alım-satım bedelinin 600.000.000.- lira olarak gösterildiği, bu tutar üzerine katma değer vergisi eklemek suretiyle
690.000.000.- liralık fatura düzenlendiği, alıcı ifadesi ile de satın alınan araca nakit olarak 4.000.000.000.- lira ödendiği
hususunun açık olarak tespit edildiği, her ne kadar davacı, satıcı tarafından düzenlenen faturadaki bedelin ödenen
gerçek tutara yükseltilmesi yönünde birkaç kez istemde bulunmasına karşın satıcının bu istemi yerine getirmediğini
iddia etmekteyse de, davacının bu konuda delil ibraz edememiş olması ve alım satıma ilişkin noter satış sözleşmesi ile
faturadaki bedellerin aynı olması karşısında bu iddiaların yerinde görülmediği, davacının tarhiyat öncesi uzlaşma
hakkından yararlandırılmadığı yolundaki iddiasının ise kesilen cezayı kusurlandırıcı nitelikte olmadığı gerekçesiyle
davayı reddetmiştir.
Yükümlünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 8.5.2001 günlü ve E.2000/837, K:2001/1884 sayılı
kararıyla; Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 1 inci bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için
madde metninde sayılan belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının veya düzenlenen bu belgeleri vermeyen ve
almayanların saptandığına ilişkin hukuken geçerli bir tespitin mevcut olması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda
ise böyle bir tespit mevcut olmayıp araç satış bedelinin düşük gösterilmesi nedeniyle alıcı ve satıcının birbirini
tutmayan ifadeleri esas alınarak ceza kesildiği, kaldı ki, satış işleminde fatura düzenleme zorunluluğu satıcıya ait olup
bu zorunluluğun yerine getirilmemesi ya da eksik yerine getirilmesi durumunda alıcıya kusur atfedilemeyeceği, özel
usulsüzlük cezasının kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine dair koşulları düzenleyen yasa hükmünde
belirtilen unsurlar uyuşmazlık konusu olayda bir arada gerçekleşmediğinden, idarî cezalar için de geçerli olan
“cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı” yolundaki ceza hukuku ilkesinin
varsayım ya da kıyas yoluyla ceza tayinine olanak tanınması karşısında kesilen cezanın yasaya uygun olmadığı
gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi 5.7.2001 günlü ve E:2001/189, K:2001/224 sayılı kararıyla ilk kararında
yer alan hukuksal
nedenler ve gerekçe ile ısrar etmiştir.
Israr kararı yükümlü tarafından temyiz edilmiş, yalnız kendi ifadesi dikkate alınarak ceza kesildiği, satış işleminde
fatura düzenleme sorumlu-uğunun satıcıya ait olduğu, kendisi alıcı olduğundan bir kusur atfedilemeyeceği, tarhiyat
önceki uzlaşma önerilmeden ceza kesildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi Kararın özet bölümünde yazılı ... Vergi Mahkemesinin 5.7.2001 günlü ve
E:2001/189, K:2001/224 sayılı ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uy-
gun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 11.1.2002 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
|