Esas No       : 1993/350
Karar No    : 1994/1062
 
 
KONU:   Kurumun ortaklarına ve ortaklarının ilgili olduğu başka kurumlara devamlı olarak faizsiz ödünç 
para vermesinin örtülü kazanç dağıtımı olduğu hk.  
 
İstemin Özeti : Davacı kurumun, 1986 takvim yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu, 31.12.1986 tarihi 
itibariyle toplam 783.912.949,40 lira alacağının ............. Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden olan 
alacağı olarak 1986 envanter defterine kayıtlı olmasına rağmen bu alacağa diğer şirket ve ortaklardan olan 
alacağının da dahil olduğunun saptanması üzerine davacı kurumun ortaklarına ve ortaklık münasebeti 
bulunan diğer kurumlara yüksek meblağda ve faizsiz ödünç para vermek suretiyle örtülü kazanç dağıttığı 
ve bu miktarın maddi delillere dayanılarak tespiti olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacı kurum adına 
resen kurumlar vergisi salınmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. ............ Vergi Mahkemesinin 25.11.1992 
günlü ve E:1991/2516, K:1992/2325 sayılı kararıyla; ortakları aynı olan diğer iki şirketten ve ortaklarından 
devamlı yüksek miktarlarda alacaklı bulunan davacı şirketin faiz, komisyon v.s. adları ile herhangi bir bedel 
almaması karşısında, örtülü kazanç dağıttığının kabulü gerektiğinden örtülü olarak dağıtıldığı kabul edilen 
tutarın resen takdiri ile vergi ve ceza salınmasında 
kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, bilançodaki bir hesap 
kaydının yeterince açık olmaması tüm defter kayıtlarının ihticaca salih olmadığını göstermeyeceğinden 
olayda resen takdir nedeni bulunmadığını, işletmenin varlığından ve nakten veri-diği kabul edilen C/H borç 
bakiyeleri gerçekte hatır senetlerinin ticari gerçeklere göre işletmelerinde kullanılmasından doğduğunu 
gerçekleri gösteren defter kayıtlarıyla ilgili belgelere itibar edilmediğini, bilirkişi istemlerinin karşılanmadığını
 ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.
 
                                              TÜRK MİLLETİ ADINA
 
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü :
 
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, 
yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
 
Bu nedenle temyiz isteminin reddine, 23.2.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.