Esas No  : 1986/5180
Karar No               : 1987/3671
 
KONU :   Mücbir sebebin tahsilat safhasında da dikkate alınması gerektiği hk.  
 
 
Davanın Özeti : Davacının 1979 ve 1980 takvim yılları için adına  salınan gelir vergisi, mali denge vergisi nedeniyle 
hesaplanan gecikme zammının kaldırılması istemiyle Maliye Bakanlığına yaptığı başvurunun;  mücbir sebeb halinin 
ancak tahakkuk safhası ile ilgili süreler için uygulanması mümkün olup, tahsilat safhasındaki sürelere uygulanmasına 
olanak bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi yolunda Maliye ve Gümrük Bakanlığı GEL - ...... sayılı yazısıyla tesis 
edilen işlemin iptali dileğine ilişkindir.
 
                                                 TÜRK MİLLETİ ADINA
 
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince, gereği görüşüldü :
 
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesinde, tutukluluk halinin vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine 
getirilmesine engel olacak mücbir sebeblerden olduğu, gene aynı Kanunun 15 inci maddesinde de 
mücbir sebeblerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemiyeceği 
hükme bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 8 inci maddesinde de, hilafına 
bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul 
Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
 
Bu durumda aksine bir hüküm bulunmadığına göre, Vergi Usul Kanununun 15 inci maddesinde sürelerin işlemesini 
engellediği kabul edilen mücbir sebeplerin bulunması halinde Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda 
yer alan sürelerin de bu sebep ortadan kalkıncaya kadar işlemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
 
      Uyuşmazlık konusu davada, davacının gecikme zammı istenen süre içinde cezaevinde bulunduğu, sıkıyönetim 
komutanlığı mahkeme kararı ile diğer tüm belgelerin incelenmesinden anlaşılmıştır. Gecikme zammı, kamu alacağının 
ödeme süresi içinde ödenmeyen kısmına vade gününü izleyen günden itibaren uygulanacağına göre, vade gününde 
mücbir sebeblerden birisinin bulunması durumunda vadenin bu sebep ortadan kalkıncaya kadar uzayacağı kabul 
edilmelidir.
 
Mücbir sebeb nedeniyle oluşan yeni vade gününde ödeme yapıldığı anlaşıldığından hesaplanan gecikme zammında 
isabet bulunmamaktadır.
 
Bu nedenle, davanın kabulüyle, Maliye ve Gümrük Bakanlığının GEL ................ sayılı işleminin iptaline, 9.12.1987 
gününde oybirliğiyle karar verildi.