“  Vergileme için gelirin elde edildiği ve vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin somut olarak saptanması gerektiği   ” hakkındaki Danıştay Dördüncü Daire Kararı

 

DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No       : 1995/2         
Karar No    : 1996/1112
 
 
KONU :   Vergileme için gelirin elde edildiği ve vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinin somut olarak saptanması
 gerektiği hk.  
 
İstemin Özeti : 28.10.1992 tarihinde satın aldığı taşınmazın 13.11.1992 tarihinde satışından sağladığı değer artışı 
kazancına ilişkin olarak beyana çağrı yazısından sonra verdiği beyannamesinde eksik bildirimde bulunduğunun 
saptanması üzerine takdir komisyonunca tayin edilen matrah esas alınarak davacı adına 1992 yılı için re'sen gelir 
vergisi salınmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. .................................... Vergi Mahkemesinin 12.10.1994 günlü ve 
E:1994/147, K:1994/458 sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının 28.10.1992 tarihinde 6.000.000.- liraya 
satın aldığı taşınmazı 13.11.1992 tarihinde ............................... Yapı Kooperatifine 560.000.000.- liraya sattığı, söz konusu
 alım-satım bedellerinin bizzat davacı tarafından ibraz edilen belgelerden açıkca anlaşıldığı, bu durumda söz konusu 
alımsatım sonunda değer artışı kazancı elde ettiği sabit bulunan davacı adına salınan vergide kanuna aykırılık 
görülmediği, ancak olayın niteliği ve vergilendirme yöntemi dikkate alındığında tarhiyata uygulanan kaçakçılık 
cezasının kusur cezasına çevrilmesinin gerekli olduğu gerekçesiyle, vergi aslına yönelik davanın reddine, kaçakçılık 
cezasının kusur cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. Davacı, söz konusu taşınmazı kendisinin alıp satmadığını, 
gerek alış değerinin de 540.000.00.- lira olduğunu ve bu hususun bilirkişi incelemesiyle saptanabileceğini, Vergi 
Dairesi Müdürlüğü ise, tarhiyata kaçakçılık cezası uygulanmasında kanuna aykırılık bulunmadığını ileri sürerek,
 kararın bozulmasını istemektedirler.
 
                                       TÜRK MİLLETİ ADINA
 
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü :
 
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin 
muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1, 2 ve 3 üncü 
maddelerine göre de, bir gerçek kişinin gelir vergisine tabi tutulabilmesinin, kanunda sayılan kazanç ve iratlardan bir 
ya da bir kaçını elde etmiş olmasına bağlı olduğu açıklanmıştır.
 
Bu hükümlere göre bir gerçek kişinin gelir vergisine tabi olabilmesi için, kanunda sayılan kazanç ve iratlardan birisini 
veya birkaçını bir arada elde ettiği hususunun, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetiyle birlikte ve somut olarak 
ortaya konulması zorunlu bulunmaktadır.
 
Olayda alım-satımı değer artışı kazancına konu edilen iki parça taşınmazı, tapu kayıtlarına göre 28.10.1992 tarihinde 
satın alan ve 13.11.1992 tarihinde de ....................................... Konut Yapı Kooperatifine satan kişi olarak davacı 
görülmekteyse de, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve adı geçen kooperatif kayıtlarına uygunluğu teyid edilen 
belgelerden, söz konusu taşınmazların gerçekte ....................... ......... isimli şahıs tarafından satın alınıp daha sonra 
kooperatife satıldığı ve kooperatifçe satın alma bedelinin tamamının ............................... Bankası ........................ Şubesi 
aracılığıyla adı geçen şahsa ödenmiş olduğu ve dolayısıyla davacının bu olayda değer artışı kazancına konu 
olabilecek bir gelir elde etmediği açıkca anlaşılmakta olup, davacının sosyal ve ekonomik durumu da bu gerçeği 
doğrulamaktadır. Bu durumda vergi mahkemesince davanın kısmen reddedilmesinde isabet görülmemiştir.
 
Bu nedenlerle, davacı temyiz isteminin kabulü ile, ....................... .................. Vergi Mahkemesinin 12.10.1994 günlü 
ve E:1994/147, K:1994/458 sayılı kararının bozulmasına, Vergi Dairesi Müdürlüğü temyiz isteminin reddine, 21.3.1996 
gününde oybirliğiyle karar verildi.