|
ESAS NO :
992/2665
KARAR NO : 1994/344
KONU: Vergilendirme işlemlerinde, olayın ve buna
ilişkin işlemlerin gerçek mahiyetinin dikkate alınmasının
gerekli olduğu hk.
İSTEMİN ÖZETİ: Hububat ve bakliyat ticareti yapan
davacının 1989 takvim yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu
düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak gelir vergisi ve
geçici vergi salınmış, kaçakçılık cezaları kesilmiştir.
............. Vergi Mahkemesi; 25.2.1992 günlü ve
E:1991/224, K:1992/78 sayılı kararıyla; davacının 1989
yılı defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi
üzerine yıllık gelir vergisi beyanındaki rakamlardan
hareketle ve 5 satış karı sağlanacağı hesabıyla bulunan
matrah farkı üzerinden cezalı tarhiyat yapıldığı,
davacının vergi inceleme elemanınca alışta ve geri verişte
tutanak düzenlenmediğinden defter ve belgelerin ibraz
edildiğinin ispatlanmadığı, ancak istenildiğinde mahkemeye
ibraz edilebileceğinin bildirilmesi üzerine, defter ve
belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına
karar verildiği, bilirkişi raporuna davacının itirazı
üzerine bilirkişice düzenlenen ek rapora tarafların bir
itirazının olmadığı, vergi inceleme elemanının yıllık
gelir vergisi beyannamelerindeki bilgilerden faydalanmak
suretiyle yaptığı tespitlere karşılık bilirkişi
incelemesinin davacının defter ve belgelerinin
incelenmesine dayalı ve daha objektif oluşu itibariyle,
yapılan tespitlerin mahkemelerince yerinde görüldüğü,
bilirkişi tarafından saptanan safi kazancın inceleme
raporu ile saptanandan daha fazla olması nedeniyle yapılan
cezalı tarhiyatta isabetsizlik olmadığı, geçici vergi ile
ilgili olarak da davacının 1989 yılı gelir vergisi
beyannamesini verdiği ve gelir vergisini ödediği
ihtilafsız olduğundan cari yıl geçtikten sonra düzenlenen
inceleme raporuna dayalı olarak 1989 yılı için salınan
geçici vergide ve kesilen kaçakçılık cezasında kanuna
uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle geçici vergi ve
kaçakçılık cezasının kaldırılmasına, gelir vergisi ve buna
ilişkin kaçakçılık cezasının kaldırılmasına ilişkin
istemin reddine karar vermiştir. Davalı idare, geçici
verginin gecikme faizi ve cezanın kesilmesi için tarh
edildiğini, gecikme faizi ve ceza tahsil edildiği takdirde
geçici verginin tahsilinden vazgeçileceğini, davacı ise
1989 yılında hububat bakliyat piyasasında Mersin'de büyük
bir durgunluk yaşandığını, bu piyasa koşullarında bu kadar
kar elde edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını
istemektedirler.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü
:
Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz dilekçesinde ileri
sürdüğü iddialar vergi mahkemesince verilen kararın
bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3 üncü maddesinde
vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu öngörülmüştür.
Davacının defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği
belirtilerek inceleme elemanınca, davacının 1989 yılı
gelir vergisi beyanındaki rakamlardan hareketle matrah
farkı bulunmuş ve tarhiyat yapılmıştır. Davacı defter ve
belgelerinin incelemeye ibraz edildiğini fakat defter ve
belgeleri alışta ve geri verişte tutanak düzenlenmemesi
sebebiyle bu belgelerin ibraz edildiğinin
ispatlanamadığını ileri sürmüştür. Bu iddialar üzerine
vergi mahkemesince ibraz edilen defter ve belgeler
üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile, davacının
gerçek gelirinin beyan edilmediği saptanmıştır. Bu nedenle
olayda re'sen tarh nedeni bulunmadığını kabul ederek
tarhiyatın kaldırılmasına, 213 sayılı kanunun 3 üncü
maddesi karşısında olanak bulunmamaktadır. Bilirkişi
raporu hakkındaki davacının itirazları göz önünde
bulundurularak yapılan yeni incelemede de davacının
vergiye esas olacak gerçek gelirinin incelemeyle
saptanandan daha fazla olduğu tespit edildiğinden
mahkemece tarhiyat yerinde görülmüştür.
Davacı mahkeme kararını temyizinden sonra verdiği
dilekçede bilirkişi raporuna itirazlarını tekrarlamış ve
bazı konuların eksik araştırıldığını belirtmiştir. Söz
konusu iddialar bilirkişi raporuyla verilen sonucun
değişmesini ya da yeni konuların araştırılmasını
gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Mahkemede yapılan
incelemeyle varılan sonuçların gerçek durumu gösterdiği
kabul edilmelidir. Bilirkişi incelemesiyle saptanan durum
ortadayken vergi incelemesine başlamada yapılan usul
hatalarının bu gerçek duruma göre belirlenen verginin
kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olduğu söylenemez.
Bu nedenle taraflar temyiz isteminin reddine, 25.1.1994
gününde oyçokluğuyla karar verildi.
|