Esas No                 : 1999/4568                                

Karar No              : 2000/4962

 
KONU :   Bilgi isteme amacıyla gönderilen yazının tebliğinde, Vergi Usul Kanunu  hükümlerine uyulması
 gerektiği hk.  
     
         
İstemin Özeti: Satın alınan emtiaya ilişkin 213 sayılı Vergi Usul  Kanununun 148 inci maddesinde yer 
alan bilgi verme yükümlülüğünü yerine  getirmediği ileri sürülen davacı adına aynı Kanunun mükerrer 
355 inci  maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. (...) Vergi Mahkemesi  25.5.1999 günlü 
ve E:1999/40, K:1999/65 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi  Usul Kanununun 148 inci maddesinde, 
mükelleflerin veya mükelleflerle  muamelede bulunan gerçek ve tüzel kişilerin Maliye Bakanlığının veya 
vergi  incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecbur  oldukları, mükerrer 
355 inci maddesinde ise bu Kanunun 148 inci  maddesinde yer alan zorunluluğa uymayanlara 25.000.000 
lira özel  usulsüzlük cezası kesileceği öngörüldüğü, aynı Kanunun 93 ve 94 üncü  maddelerinde ise,
 tahakkuk fişinden gayrı, vergilendirme ile ilgili olup hüküm  ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar 
adresleri bilinen gerçek ve tüzel  kişilere posta vasıtasıyla il muhaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği,
  tebliğin mükelleflere, bunların kanunî temsilcilerine umumî vekillerine veya  vergi cezası kesilenlere 
yapılacağı ifade edildiği olayda, bilgi isteme  yazısının sözü edilen Kanundaki düzenlemeye uyulmadan 
köy azası (...)'a  tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligattan söz  edilemeyeceği 
ayrıca, davacının İdareye bilgi verdiği ve verilen bilgilerin de  gerçeği yansıtmadığı hususunda somut veriler 
ortaya konulmadığı  gerekçesiyle özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar vermiştir. Vergi  Dairesi 
Müdürlüğü, kesilen özel usulsüzlük cezasının kanun ve usule uygun  olduğunu ileri sürerek kararın 
bozulmasını istemektedir.
 
     
TÜRK MİLLETİ ADINA
     
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
     
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen  kararın dayandığı gerekçeler karşısında, 
yerinde ve kararın bozulmasını  sağlayacak durumda görülmemiştir.
 
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 29.11.2000 gününde oy birliğiyle karar verildi.