|
27 Şubat 2008 ÇARŞAMBA |
Resmî Gazete |
Sayı : 26800 |
|
KANUN |
BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ
HAKKINDA KANUN
Kanun No. 5736
Kabul Tarihi: 20/2/2008
MADDE 1 –
(1)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki
dönemlere (beyana dayanan vergilerde bu tarihten
önce verilmesi gereken beyannamelere) ilişkin olup
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla;
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre ikmalen, re'sen ve idarece tarh
edilen vergi, resim, harçlar, fon payı ve bunlara
bağlı vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel
usulsüzlük cezalarından, vergi mahkemeleri, bölge
idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde dava açma,
ilgisine göre itiraz ve temyiz süreleri geçmemiş
veya ihtilaflı olup kanun yolu tüketilmemiş
bulunanlar için bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihi takip eden ayın sonuna kadar aynı Kanunun
uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre uzlaşma talep
edilmesi ve uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi,
resim, harçlar, fon payları ile bunlara bağlı
vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel
usulsüzlük cezalarının ve bu madde kapsamında
yapılan uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak
gecikme faizlerinin, ilk taksidi uzlaşma
tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan
başlamak ve 18 ayda 18 eşit taksitte, taksit
tutarları ilk taksit ödeme süresinin başlangıç
tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı
binde iki oranında hesaplanacak faiziyle birlikte
tamamen ödenmek şartıyla uzlaşmaya konu tutardan
kalan alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(2) 213 sayılı
Kanunun 344 üncü ve geçici 27 nci maddeleri
uyarınca vergi ziyaı cezası üç kat (iştirak
halinde bir kat) olarak uygulanan tarhiyata
ilişkin vergi ve cezalar ile bunlara bağlı
usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ve il özel
idareleri ile belediyelere ait vergi, resim ve
harçlar hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
(3) Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşma veya
tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş ancak
tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü
verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü
gelmemiş, diğer uzlaşma taleplerinde ise henüz
uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş
talepler ile uzlaşmanın vaki olmadığına dair
tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz
süresi geçmemiş alacaklara ilişkin uzlaşma
talepleri, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre
sonuçlandırılır. Şu kadar ki mükelleflerin, bu
madde hükmünden yararlanmak istemeleri halinde
kendilerine tayin edilen uzlaşma gününde bu
taleplerini yazılı olarak beyan etmeleri
zorunludur. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair
tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz
süresi geçmemiş olan mükellefler ise dava açma
süresi içinde yazılı başvuruda bulunmak, dava
açmamak ve nihai teklifte yazılı tutarı kabul
etmek koşuluyla bu madde hükmünden yararlanabilir.
(4) Mükelleflerin
bu madde hükmünden yararlanabilmeleri için tarh
edilen vergi, resim, harçlar ve fon payları ile
kesilen cezalara karşı dava açmamaları, açılmış
davalardan uzlaşma tutanağını imzaladıkları
tarihte vazgeçmeleri şarttır. Uzlaşma tutanağını
imzalayan mükelleflerce davadan vazgeçme
dilekçeleri uzlaşma komisyonuna verilir ve bu
dilekçelerin komisyona verildiği tarih, ilgili
yargı merciine verildiği tarih sayılarak
dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir.
(5) Bu madde
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan
ve açtıkları davalardan vazgeçen mükelleflerin,
ihtilafları ile ilgili olarak daha önce verilmiş
ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca,
taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın
işlem yapılmaz. İhtilafa ilişkin nihai kararın
kesinleşmiş olması halinde bu madde hükmünden
yararlanılamaz. Bu takdirde kesinleşmeye ilişkin
kararların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla taraflardan birine tebliğ edilmiş
olması şarttır.
(6) Bu madde
kapsamında uzlaşma sağlanan alacaklara ilişkin
taksitlerin, süresinde ödenmemesi ya da eksik
ödenmiş olması halinde, süresinde ödenmemiş veya
eksik ödenmiş taksit tutarı; son taksit ödeme
süresi sonuna kadar, ödenmeyen ya da eksik ödenen
taksitin son taksite ait olması halinde ise bu
tutara son taksiti izleyen ayın sonuna kadar her
ay ve kesri için ayrı ayrı % 5 oranında, tahsil
tarihine kadar geçen süre için ise 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme
zammı tatbik edilerek ödeme emri tebliğine gerek
kalmaksızın aynı Kanun hükümlerine göre cebren
takip ve tahsil edilir.
(7) Bu madde
kapsamına giren tutarlara karşılık Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış
tahsilâtlar, bu madde kapsamında uzlaşılan
tutarlara ve hesaplanan gecikme faizlerine 6183
sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre mahsup edilir
ve fazla tahsil edilen tutarlar red ve iade
edilir.
(8) Bu maddenin
uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
ve madde kapsamında yapılacak başvuruların
süresini bir aya kadar uzatmaya Maliye Bakanı
yetkilidir.
MADDE 2 –
(1)
Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve
tasarrufu altında bulunan taşınmazların
kullanılması nedeniyle tespit ve takdir edilen
ancak 1/7/2007 tarihinden önce ilgilisine tebliğ
edildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih
itibarıyla ödenmemiş olan ecrimisil alacakları; bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci
ayın sonuna kadar ilgilisinin yazılı başvurusu
üzerine, aynı yer ve mahalde bulunan emsal
nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira
bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin
emsal yargı kararları, gerektiğinde ilgisine göre
belediye, ticaret odası, ziraat odası, borsa gibi
kuruluşlardan veya bilirkişilerden edinilecek
bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm
unsurlar göz önünde bulundurulmak suretiyle
takdiri yapan komisyonlarca yeniden tespit edilir.
Tespit edilen ve idarece ilgilisine yazıyla
bildirilen bu bedelin tebliğ tarihinden itibaren
bir ay içinde kabul edilmesi ve varsa ecrimisil
veya takip işlemlerine karşı açılmış davalardan
vazgeçilmesi koşuluyla uzlaşma tutanağı
düzenlenir. Davadan vazgeçme dilekçeleri komisyona
verilir ve bu dilekçelerin komisyona verildiği
tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih
sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine
gönderilir.
(2) Uzlaşılan bu
bedel, talep edilmesi hâlinde ilk taksidi uzlaşma
tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan
başlamak üzere 18 ayda 18 eşit taksitte, taksit
tutarları ilk taksit ödeme süresinin başlangıç
tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı
binde iki oranında hesaplanacak faiziyle birlikte
ödenebilir. Madde kapsamında uzlaşılan alacaklara
ilişkin taksitlerin, süresinde ödenmemesi ya da
eksik ödenmiş olması halinde, süresinde ödenmemiş
veya eksik ödenmiş taksit tutarı; son taksit ödeme
süresi sonuna kadar, ödenmeyen ya da
eksik ödenen
taksitin son taksite ait olması halinde ise bu
tutara son taksiti izleyen ayın sonuna
kadar her ay ve kesri için ayrı ayrı % 5 oranında,
tahsil tarihine kadar geçen süre için
ise 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre
gecikme zammı tatbik edilerek ödeme emri tebliğine
gerek kalmaksızın aynı Kanun hükümlerine göre
cebren takip ve tahsil edilir.
(3) Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ecrimisil
ihbarnamesi veya ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin
tebliği üzerine taksitlendirilmiş olup ödenmekte
olan ecrimisil alacaklarından kalan tutarların,
yeniden tespit yapılmaksızın bu maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen süre ve şekilde ödenmesi
mümkündür.
(4) Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş
olan tutarlar, bu maddeye dayanılarak iade
edilmez. Madde kapsamına giren alacakların,
maddenin yürürlük tarihinden önce kısmen ödenmiş
olması halinde, ödenmemiş tutar için madde
hükmünden yararlanılır.
(5)
Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılacak yeniden
tespit, değerlendirme ve takdir işlemleri bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sekiz
ay içinde sonuçlandırılır.
(6) Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
ve beşinci fıkradaki süreyi iki aya kadar uzatmaya
Maliye Bakanı yetkilidir.
MADDE 3 –
(1)
Mülga 18/6/1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar
Kanununun geçici 4 üncü maddesinin (13) numaralı
fıkrası uyarınca kanuni ve ihtiyari yedek akçeler
ile sermayenin azaltılmasına konu edilen
zararların mülga 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanununun 4684 sayılı Kanunun 18
inci maddesi ile değişik 14 üncü maddesinin (7)
numaralı bendi kapsamında matrahtan
indirilebilmesine yönelik bankalar tarafından
yargı mercileri nezdinde bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla yaratılmış ihtilaflar;
bankaların bu zararların % 65'ini 2001 yılına ait
kurum kazancının tespitinde geçmiş yıl zararı
olarak dikkate almaları, izleyen yıllara ait
kurumlar vergisi matrahının bu şekilde bulunan
zarar tutarı esas alınarak düzeltilmesini kabul
etmeleri ve bu konuda açtıkları tüm davalardan
feragat ettiklerini bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren bir ay içinde ilgili vergi
dairesine ve yargı merciine bildirmeleri halinde,
idarece sürdürülmez. Bankalar tarafından bu
şartların yerine getirilmesi halinde, ilgili
yıllara ait kurumlar vergisi matrahları, 213
sayılı Kanunun zamanaşımı hükümleri dikkate
alınmaksızın düzeltilir.
(2) Birinci fıkra
hükmüne göre yapılan düzeltme sonucu bankalara red
ve iade edilmesi gereken bir tutar bulunması
halinde bu tutar, bankaların bağlı bulundukları
vergi dairelerine doğmuş ve doğacak borçlarına
mahsuben iade edilir. Şu kadar ki, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce bu konuda verilmiş
yargı kararları gereğince red ve iade edilen bir
tutar bulunması halinde mahsuben iade edilecek
tutar, yargı kararı gereğince iade edilen tutardan
mahsup edilmek suretiyle hesaplanır. Bu fıkra
hükmüne göre, red ve iade edilecek tutarlar için
herhangi bir faiz veya zam hesaplanmaz.
(3) Bu madde
gereğince red ve iadesi gereken tutardan daha
fazla bir tutarın yargı kararları gereğince iade
edilmiş olması halinde aradaki fark, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın sonuna
kadar bankalarca red ve iadeyi yapan vergi
dairesine bildirilir ve yapılan bu bildirim
üzerine ilgili yılın kurumlar vergisi olarak tarh
ve tahakkuk ettirilen vergi aynı sürede ödenir.
Tahakkuk eden bu vergi için gecikme faizi ve vergi
cezası uygulanmaz. Bu fıkra ile belirlenen sürede
ödenmeyen vergi, 6183 sayılı Kanun hükümlerine
göre takip ve tahsil edilir.
(4) Madde
hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan
bankalarca mülga 4389 sayılı Kanunun geçici 4 üncü
maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulamasına
yönelik olarak herhangi bir dava açılamaz.
(5) Bu
maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları
tespit etmeye Maliye Bakanı yetkilidir.
MADDE 4 –
(1)
8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve
Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar
Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması
Hakkında Kanunun 2/A maddesi uyarınca
15/5/2004-15/7/2006 tarihleri arasında yapılan
ödemeler, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye
tâbi tutulmaz. Anılan dönemlere ilişkin olarak
yapılan ödemeleri gelir vergisi tevkifatına tabi
tutulan mükelleflerin; tarha yetkili vergi
dairelerine başvurmaları halinde Maliye
Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre
red ve iade işlemleri yapılır.
(2) 25/10/1984
tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi
Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı
fıkrasının (e) bendiyle istisna edilen işlemlerle
ilgili olarak, 31/7/2004 tarihinden önceki
dönemlere yönelik tarhiyat yapılmaz, daha önce
yapılan tarhiyatlardan vazgeçilir, tahakkuk eden
tutarlar terkin edilir. Tahsil edilmiş tutarlar
red ve iade edilmez.
MADDE 5 –
(1)
18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar
Vergisi Kanunu kapsamına giren taşıtlarla ilgili
mükellef değişikliği dışındaki vergilendirme
unsurlarının herhangi bir sebeple hatalı
belirlenmesi nedeniyle, 1/1/2004 ila 31/12/2007
tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin olarak
mükellefler adına ilk tahakkuktan sonra ilaveten
tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisinin;
dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi
ve 30/6/2008 tarihine kadar (bu tarih dahil)
ödenmesi şartıyla, bu vergilere ait gecikme
zamlarının tahsilinden vazgeçilir, daha önce
ödenmiş olan gecikme zamları mükellefin aynı
tarihe kadar yapacağı yazılı başvuru üzerine red
ve iade edilir. Bu maddede öngörülen sürede
tamamen ödenmeyen motorlu taşıtlar vergisinin
ödenmemiş kısmı, tahakkuk etmiş sayıldığı tarihten
itibaren hesaplanacak gecikme zammıyla birlikte
takip ve tahsil edilir. Bu fıkra hükmü, istisna ve
muafiyetlerin herhangi bir sebeple hatalı
uygulanması nedeniyle anılan dönemlere ilişkin
olarak tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar
vergileri için de uygulanır. Bu fıkrada öngörülen
ödeme süresi içinde anılan Kanunun 13 üncü
maddesinin (c) ve (d) bentlerinin uygulamasına
devam olunur.
(2) 21/2/2001
tarihli ve 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi
Hakkında Kanun ile kaldırılan Federasyonlar Fonuna
ödenmesi gerektiği halde, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş olan tutarların
tahsilinden vazgeçilir.
MADDE 6 –
(1) 213
sayılı Vergi Usul Kanununun;
a) Ek 1 inci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(344 üncü
maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı
cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza
hariç)" ibaresi "(359 uncu maddede yazılı
fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi
halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu
fiillere iştirak edenlere kesilen ceza hariç)"
şeklinde,
b)
Ek 11 inci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(344 üncü
maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi
ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve
ceza hariç)" ibaresi "(359 uncu maddede yazılı
fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi
halinde tarh edilecek vergi ve kesilecek ceza ile
bu fiillere iştirak edenlere kesilecek ceza
hariç)" şeklinde,
değiştirilmiştir.
MADDE 7 –
(1)
Bu Kanunun 6 ncı maddesi 8/2/2008 tarihinden
geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
MADDE 8 –
(1)
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
26/2/2008 |